•  

    Randevu Telefon

    +90 (242) 227 59 81  -  249 61 22   - 249 61 22

  •  

    Çalışma Saatleri

    Pzt - Cuma 09.00 - 18.00

Mersin'de, 21 yıldır böbrek yetmezliğinden dolayı diyalize giren ve kalbine 5 kez stent takılan Harun Arslan, diyalizde tanışarak evlendiği eşinin böbrek nakli olmasının sevincini yaşıyor. Aşkları diyaliz merkezinde başlayan ve kendisi gibi böbrek yetmezliği hastası olan ilk eşini evliliklerinden 8 ay sonra beyin tümöründen kaybeden 42 yaşındaki Arslan, yaklaşık 6 yıl sonra Mersin'den tatil için Adıyaman'a gelen Şenay Arslan (30) ile aynı diyaliz merkezinde tanıştı.

Evlenmeye karar veren Şenay ve Harun, aileleri izin vermeyince onları ikna edebilmek için 2 yıl mücadele etti. Ailelerin ikna olması üzerine, maddi durumları iyi olmadığı için Arslan çiftçinin düğününü 2012 yılında Adıyaman Diyaliz Merkezi gerçekleştirdi.

Mersin'e yerleşen Arslan çiftçi, haftanın 3 günü 4'er saat diyalize girerek yaşamlarını sürdürürken, Antalya ve Adana'da kadavradan böbrek listesine yazıldı. 6 defa Adana'da, 2 kez de Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezinde kadavradan böbrek umudu doğan Harun Arslan'a doku uyuşmazlığı nedeniyle nakil gerçekleştirilemedi.

Şenay Arslan ise Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı başkanlığındaki ekip tarafından yapılan kadavradan böbrek nakli ile sağlığına kavuştu.

Haftada 3 kez diyalize giren Harun Arslan ise aynı zamanda bir an önce sağlığına kavuşması için hastanede eşine özenle bakıyor.

"Ameliyat günü diyalize girmedim"

Harun Arslan, 21 yıldır diyalize girdiğini ve ömrünün yarısını diyaliz merkezlerinde geçirmek zorunda kaldığını söyledi.

Moralini yüksek tutabilmek için hayata sıkıca tutunduğunu vurgulayan Arslan, "Eşimle diyaliz merkezinde tanıştık. Ben bir evlilik daha yapmıştım, o da diyaliz hastasıydı. Evlendikten 8 ay sonra onu kaybettim, beyin tümörü vardı. Eşimin vefatından 6 sene sonra şimdiki eşimle tanıştım." dedi.

Adana ve Antalya'da kendisine 8 kez böbrek bulunduğunu, ancak hiçbirinin uyumlu olmadığını belirten Harun Arslan, uzun süre diyalize girdiği için kemik ve eklem yapılarının değiştiğini, tedavinin damar tıkanıklığına yol açtığını ileri sürdü.

Arslan, yaklaşık 6 yıldır düzenli olarak anjiyo olduğunu, 5 kez de stent taktırdığını belirterek, "Diyalize birlikte giderdik, evde moralimizi bozmazdık. İkimiz de 'Bir gün kurtulacağız' diye hep hayal ettik. Sevgimiz olduğu için umudumuz da vardı. O bize güç veriyordu. Eşim nakil oldu kurtuldu, keşke ben de nakil olabilsem." diye konuştu.

Harun Arslan, nakil günü eşinin yanında olabilmek için diyalize giremediğini de anlattı.

"Önce eşimin nakil olmasını istiyordum"

Adıyaman'dan Mersin'e gelin olarak gelen Şenay Arslan da yüksek tansiyon şikayetiyle gittiği hastanede böbrek hastası olduğunu öğrendiğini, yıllarca 3 saat uzaklıktaki köyden kent merkezine diyalize gittiğini söyledi.

Tatil için gittiği Mersin'de eşiyle tanıştığını anlatan Arslan, "Ailem izin vermedi, 'İkiniz de hastasınız, olmaz' dedi. 2 sene arkadaşlık yaptık, vazgeçmedik birbirimizden." ifadelerini kullandı.

Şenay Arslan, eşiyle haftanın 3 günü diyalize gittiklerini ve diyaliz makinelerinin de aynı olduğunu anlattı.

Mutfağa birlikte girerek her zaman yemekleri birlikte pişirdiklerini belirten Arslan, böbrek nakliyle hayatının değiştiğini söyledi.

Kadavradan böbrek çıktığına dair saat 00.30 civarında telefon geldiğini ve bunun üzerine Mersin'den yola çıktıklarını aktaran Şenay Arslan, "Ameliyata girerken de eşim yanımdaydı. Kalbim küt küt atıyordu, doktor 'Kalbin duracak sakin ol' dedi." şeklinde konuştu.

Böbrek nakli olduktan sonra da ailesi uzakta olduğu için kendisine eşinin baktığını vurgulayan Arslan, "Eşim hem diyalize giriyor hem de bana çok iyi bakıyor. Önce eşimin nakil olmasını istiyordum. Çünkü 21 yıldır diyalize giriyor, bense 11 senedir giriyordum. Sürekli dua ediyorum, inşallah nakil olur, o da kurtulur." dedi.