•  

    Randevu Telefon

    +90 (242) 227 59 81  -  249 61 22   - 249 61 22

  •  

    Çalışma Saatleri

    Pzt - Cuma 09.00 - 18.00

Antalya'da yaz kış tarlalarda mevsimlik işçi olarak çalışıp 5 çocuğundan 3'ünün üniversite mezunu olmasını sağlayan fedakar anne Gazali Bahadır, diyalize giren oğluna da böbreğinin birini bağışladı.

 Çocuklarının mutluluğu için her türlü zorluğa göğüs gererek türkülere, destanlara konu olan Anadolu'nun fedakar annelerinin en güzel örneklerinden biri de 58 yaşındaki Gazali Bahadır.

Mardin'in Kızıltepe ilçesinde yaşayan Gazali anne, eşinin rahatsızlığı nedeniyle evinin ve 5 çocuğunun bütün yükünü omuzlarına aldı. İlçedeki tarlalara tütün eken, yaz aylarında ise Ege ve Akdeniz'de mevsimlik işçi olarak çalışan Gazali anne, 5 çocuğundan üçünün üniversiteyi bitirmesini sağladı, ikisini de evlendirdi.

Bekar üç evladı için çalışmaya devam eden, pamuk gibi beyaz teni ve güleç yüzü nedeniyle çevresinde "pamuk anne" olarak tanınan Gazali anne, böbrek yetmezliği çeken 27 yaşındaki oğlu Durda Bahadır'a da "can" oldu.

Tereddüt etmeden böbreğini verdi
Yaklaşık 11 yıldır böbrek yetmezliği çeken, 7 aydır da diyalize giren oğlunun nakil olması gerektiğini öğrendikten sonra tereddüt etmeden gönüllü olan Gazali anne, tetkikler için oğlu ile Akdeniz Üniversitesi Hastanesine geldi. Hastanede yapılan tetkikler sonucu Gazali annenin böbreği oğluna nakledildi.

Hastanenin organ nakli merkezi başkanı Prof. Dr. Bülent Aydınlı'nın gerçekleştirdiği başarılı ameliyatla Durda Bahadır sağlığına kavuştu.

Gazali Bahadır, hastane odasında AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuklarının mutluluğu için elinden gelen her şeyi yapmaya çalıştığını söyledi.

Çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaktan şimdiye kadar dişlerini bile yaptıramadığını anlatan Bahadır, "Hayatımı çocuklarıma adadım. Oğlum böbrek hastası olduğunu öğrenince çok üzüldü. Ben de 'Üzülme böbreğimi sana veririm' dedim. Kardeşlerimin 'Kadavradan çıkar, 58 yaşında sıkıntı yaşarsın' uyarılarına 'Anne böbreği oğluma iyi gelecektir.' diyerek karşı çıktım." dedi.

Tek başına çalışarak çocuklarının eğitim görmesini sağladığını vurgulayan Bahadır, "Her şeyi onların mutluluğu için yaptım. İyi bir gelecekleri, mutlu bir hayatları olması benim en büyük sevincim olacak." diye konuştu.

"Anneme minnettarım"
Nakille hayata tutunan yüksekokul mezunu Durda Bahadır ise, annesinin kendisine ikinci kez hayat verdiğini kaydetti. Nakil olduğu günü artık doğum günü olarak kutlayacağını belirten Bahadır, hasta olduğunu öğrendiği gün annesinin "Korkma oğlum, böbreğimi sanan veririm." sözünü hiç unutmadığını söyledi.

Annesinin kendisine hayat vereceğinden emin olduğunu ve bu nedenle hiç üzülmediğini dile getiren Bahadır, "Babam yaşlı olduğu için bize hep annem baktı. Evin reisi gibiydi. Anneme minnettarım." ifadesini kullandı.

Bahadır, gezgin olarak dünya turu yapmak istediğini ve naklin ardından çok çalışarak bu hayaline kavuşabilme umudunu taşıdığını sözlerine ekledi.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Antalya'da rutin kontrol için gittiği hastanede acil böbrek nakli olması gerektiğini öğrenen 48 yaşındaki kadın, evlilik yıl dönümünde eşinden yapılan nakille hayat buldu.
Antalya'da rutin kontrol için gittiği hastanede acil böbrek nakli olması gerektiğini öğrenen Zeynep Çalış, 34'üncü evlilik yıl dönümlerinde eşi Mevlüt Çalış'ın böbreğiyle hayata sarıldı.

Kemer ilçesinde yaşayan 15 yıldır şeker hastası, 5 yıldır da böbrek rahatsızlığı çeken ev hanımı 48 yaşındaki Zeynep Çalış, kontrol için gittiği hastanede böbreklerinin işlevini yitirdiğini ve acil diyalize girmesi ya da nakil olması gerektiğini öğrendi.

Çalış, üzüntüyle aradığı eşi 49 yaşındaki Mevlüt Çalış'ın "Üzülme canım. Ben sana böbreğimi veririm." sözüyle umutlandı.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne gelen çiftin tetkiklerinde nakil için bir engel olmadığı tespit edildi. Hastanenin organ nakli merkezi müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı tarafından 34'üncü evlilik yıldönümlerinde nakil yapılan Çalış'ın tedavisi sürüyor.

"Eşimi çok seviyorum"
İki çocuk annesi Zeynep Çalış, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eşinin böbreğini tereddütsüz bir şekilde kendisine verdiğini söyledi. "Eşim beni kimseye muhtaç etmedi." diyen Çalış, sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu belirtti.

Eşiyle 34 yıldır mutlu bir evlilik sürdürdüklerini ifade eden Çalış, şöyle konuştu:

"Naklin evlilik yıldönümümüze denk gelmesi de bizim için güzel bir tesadüf oldu. 34 yıldır aynı yastığa baş koyuyoruz. Evliliğimizin ilk yıllarında 50 tane karanfil alıp '50 yıl hediye isteme' demişti ama 34'üncü yılımızda böbreğini verdi. Eşimi çok seviyorum. Canıma can kattı. Başkalarına muhtaç etmedi. Eşimin emanetine iyi bakacağım. Sağlığıma dikkat edeceğim. Umarım bundan sonra da mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir hayatımız olur."

İnşaatlarda işçi çalıştıran Mevlüt Çalış ise evlenirken "İyi ve kötü günde birbirimizin yanında olacağız" diye verdikleri sözün gereğini yerine getirdiğini söyledi. Eşinin rahatsızlığını duyunca hiç düşünmeden gönüllü olduğunu anlatan Çalış, "Aynı durumda ben de olabilirdim. Eminim eşim de tereddütsüz böbreğini bana verirdi. Bu evliliğe yıllarımızı verdik." dedi.

Zorlu günlerde eşlerinin birbirinin yanında olması gerektiğini dile getiren Çalış, şunları söyledi:

"Mutlu evliliğin formülü de sevgi ve saygı. Birbirimize karşı çok anlayışlıyız. Bundan sonra inşallah mutlu ve sağlıklı bir hayatımız olacak. İnşallah eşim bundan sonra benden hediye istemez çünkü ona en büyük hediyeyi verdim. Canımdan can verdim. Helali hoş olsun. Eşime gerekirse karaciğerimden parça da veririm. Her türlü fedakarlığı yaparım."

 

Manavgat'ta heyecandan açamadığı gece yarısı çalan telefonunu kızı açan 17 yıldır diyaliz mahkumu 61 yaşındaki Hasan Aydın, kadavradan nakledilen böbrekle hayata sarıldı - Hastaneye nakil için beşinci çağrılışında ameliyat olan Aydın: - "Bana böbrek çıkmış, saat 00.30'da telefon çaldı, nakil için arandığımı tahmin ettim ama heyecandan açamadım. Sonra kızımı aramışlar, hemen çıkıp geldim hastaneye. Yeniden doğmuş gibi sevinçliyim" - Gözyaşlarıyla sevincini anlatan eşi Ganimet Aydın: - "Ameliyattan çıktı, dünyalar benim oldu"ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Antalya 'nın Manavgat ilçesinde heyecandan açamadığı gece yarısı çalan telefonunu kızı açan 17 yıldır diyaliz mahkumu 61 yaşındaki Hasan Aydın, kadavradan nakledilen böbrekle hayata tutundu.Taşağıl Mahallesi'nde market işleten Hasan Aydın, yüksek tansiyon ve gut hastalığı şikayetiyle başvurduğu hastanede kronik böbrek yetmezliği olduğunu öğrendi.Hastalığında son aşamaya gelindiği için acilen diyalize alınan Aydın, bir süre mide bulantısı, iştah kaybı ve halsizlik yaşadı.Aydın, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezine başvurdu ama ailesiyle böbrek nakli için doku uyumu olmayınca kadavra listesine alındı.Manavgat'ta 17 yıl diyalize giren Aydın, farklı tarihlerde dört kez kadavradan böbrek çıktığı söylenerek hastaneye çağrıldı. Çoğu zaman gece saatlerinde umutla hastaneye koşan Aydın'a, kadavralardan çıkan organlar tam uyumlu olmadığı için nakledilemedi.Bir gün sağlığına kavuşacağını hayal eden Aydın, Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezinden o günkü nöbetçi görevli tarafından saat 00.30'da aranan telefonunu heyecandan açamadı. Telefon açılmayınca kızına ulaşan sağlık görevlileri, Aydın'ı, böbrek çıktığını söyleyerek acilen hastaneye çağırdı.Gece ailesiyle yola çıkan Aydın'a, Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı başkanlığındaki ekip tarafından kadavradan alınan böbrek nakledildi. - "Yola çıktığımızda 'Bu sefer olacak' dedim"Hastanedeki tedavisi süren Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalığı sürecinde iki ay fenalaştığını, o süreçte kimseyi tanıyamadığını söyledi.

Zorlu bir hayat yaşadığını dile getiren Aydın, "Daha önce dört kez çağırdılar, bu beşinci oldu. Bana böbrek çıkmış, saat 00.30'da telefon çaldı, nakil için arandığımı tahmin ettim ama heyecandan açamadım. Sonra kızımı aramışlar, hemen çıkıp geldim hastaneye. Yeniden doğmuş gibi sevinçliyim." diye konuştu.
Aydın, her çağrılışında heyecan yaşadığını belirterek, "Son telefonda ümitliydim, içime doğmuştu. Nakil için arandığımı tahmin ediyordum ama ben açamadım, niye bilmiyorum, korktum. Yola çıktığımızda 'Bu sefer olacak.' dedim. Benimle beraber 6 kişi çağrılmış. Tahlilleri yaptırırken sıra bekleyen arkadaşlar da 'Bu, sana nasip.' dedi.
" ifadelerini kullandı. - "Su içmeyi çok özledim"Yeni hayatını en güzel şekilde yaşamak istediğini vurgulayan Aydın, su içmeyi çok özlediğini söyledi.

"Yeniden doğmuş gibi içimde bir sevinç var. Sanki yeni dünyaya geldim, yeni bir hayat kuracağız, sıfırdan, çocuk gibi başlayacağız." diyen Aydın, bağışlanan organla sağlığına kavuştuğunu belirtti.
Gözyaşlarıyla sevincini dile getiren eşi Ganimet Aydın da 17 yılın çok zorlu bir süreç olduğunu ifade ederek, "Gece telefon çaldı ama heyecandan açamadık. O gece sabaha kadar hiç uyumadım, bu sefer çok umutluydum. Allah böbreği bağışlayandan razı olsun. Ameliyattan çıktı, dünyalar benim oldu. Huzurlu, mutlu yaşarız inşallah. Eşimi ilk kez gülerken görüyorum." şeklinde konuştu.
Merkezin Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı da her organ bağışının bir hayat kurtardığını, bağış konusunda daha duyarlı olmak gerektiğini söyledi.