•  

    Randevu Telefon

    +90 (242) 227 59 81  -  249 61 22   - 249 61 22

  •  

    Çalışma Saatleri

    Pzt - Cuma 09.00 - 18.00

Antalya’nın Demre ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki Mehmet Koç, 2 yıldır böbrek yetmezliği yaşayan 19 yıllık gelinine böbreğini vererek çifte bayram yaşattı.

Demre’de 19 yıl önce Erol Koç ile dünya evine giren Fatma Koç, 2 yıl önce böbrek rahatsızlığı nedeniyle hastaneye başvurdu. Fatma Koç’a doktorlar tarafından böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. 2 yıldır çeşitli hastanelerde aldığı tedavilere sonuç alamayan Fatma Koç’un rahatsızlıkları giderek artmaya devam etti. Bunun üzerine gelininin rahatsızlığı karşısında duyarsız kalamayan 70 yaşındaki kayınbabası ve kayınvalidesi gelinlerine böbreklerini bağışlamak istedi.

Yapılan tenkitler sonucunda Mehmet Koç’un böbrekleri, gelini 45 yaşındaki Fatma Koç’a uyumlu çıktı. Bayramdan önce Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen operasyonla Mehmet Koç’un bir böbreği gelini 2 çocuk annesi Fatma Koç’a nakledildi. Nakil sonrası Mehmet Koç, “Gelinime böbreğimizi hem eşim hem de kendim canı gönülden vermek istedik. Yapılan tahliller sonucunda benim böbreklerim uyumlu çıktı. Bizde oğlan gelin ayrımı yok. Şuanda ikimizde çok iyiyiz, çok mutluyuz” dedi.

45 yaşındaki Fatma Koç ise tedavi sürecinde sıkıntılı günlerden geçtiklerini belirterek şöyle konuştu:

“Bana böbreklerini veren kayınbabama sürekli dua ediyorum. Ülkemizde böbrek rahatsızlığı ciddi bir sorun. Canlı verici bulmak çok zor olduğunu biliyorum. Şuan kendimi çok iyi hissediyorum. Bu bayram çifte bayram yaşadım” diye konuştu.

 8 yaşındayken Wilson hastalığı teşhisi konulan 30 yaşındaki Çiğdem Atmaca, kadavradan alınan karaciğer doku nakliyle hayata tutundu. Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi taraķndan kadavradan karaciğer doku nakli yapılan 2 çocuk annesi ev kadını Çiğdem Atmaca, yeniden sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.

2 kardeşinin de kendisi gibi Wilson hastası olduğunu belirten Atmaca, onların da kendisi gibi karaciğer nakli olup yeniden sağlıklarına kavuşmaları için dua eƫği söyledi.

HASTALIĞI YÜZÜNDEN OKUYAMAMIŞ

Henüz 8 yaşındayken götürüldüğü Ankara HaceƩepe Üniversitesi Hastanesi'nde, kendisine bu teşhisin konulduğunu belirten Çiğdem Atmaca şunları anlaƴ: "Hastalığım nedeniyle ilkokuldayken okulu bırakmak zorunda kaldım. Hasta olduğum için birçok zorluklarla karşılaşƨm. Ailede verici bulunamadı. Kardeşlerim de benim gibi Wilson hastası olduğu için verici olamadı. Dört yıldan beri Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde ilaç tedavisi oluyordum. Hastalığım giderek ağırlaşƨ. Telefonla karaciğer bulunduğu söylenince hemen hastaneye geldik. Dokuz saat süren ameliyat sonunda sağlığıma kavuştum."

AKRABA EVLİLİĞİ

Akraba evliliği nedeniyle üç çocuğunun da bu hastalığa yakalandığını söyleyen baba Selahaƫn İpek, "Çiğdem'in durumu çok ağırdı. Canlı verici bulunamadı. Kadavradan nakille sağlığına kavuştu" dedi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi ve Organ Nakli Merkez Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı, "Türkiye'nin dört bir yanından gelen hastalarımızı sağlığına kavuşturup takiplerini 

Antalya'da trafik kazası sonrasında kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşen kadının yakınları tarafından bağışlanan böbrekleri, Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi'nde Aysel Keleş ile Aysel Şenol'a nakledildi.

ANTALYA'da her ikisi de 55 yaşında olan Aysel Kaleş ile Aysel Şenol, kadavradan böbrek nakliyle yaşama tutundu.

Antalya'da trafik kazası sonrasında kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşen kadının yakınları tarafından bağışlanan böbrekleri, Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi'nde Aysel Keleş ile Aysel Şenol'a nakledildi.

Antalyalı 2 çocuk annesi Aysel Keleş, 2007 yılından bu yana Sağlık Bakanlığı Böbrek Bekleme Sırası'nda olduğunu söyledi. Çocukluğunda geçirdiği zatürree nedeniyle böbreklerinin hasar gördüğünü, 9 yıl önce şiddetli ağrılarla gittiği hastanede kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunu aktaran Keleş, şöyle konuştu:

"2 çocuğum ve eşim bağışçı olmak için başvurdu. Ancak hiçbirinin böbrekleri uyumlu çıkmadı. Ben de kaderime razı olup kadavradan nakil olmayı bekledim. Bu arada hemodiyaliz tedavim devam ediyordu. 'Böbrek bulundu' haberi tam sürpriz oldu. Diyaliz döneminde su, meyve ve sebze kısıtlaması vardı. Ancak şu an bu kısıtlamalar ortadan kalktı. Şu an özgür hayata adım attım."

İKİNCİ NAKİLLE HAYATA TUTUNDU 

Aysel Şenol ise ilk böbrek naklini 1998 yılında kadavradan olduğunu, 2006 yılına dek sağlıklı yaşadığını anlattı. Şenol, "Fakat o yıl, umutlarının yitirilmesine neden olan acı haberle karşılaştım. Takılan böbreğin iflas etmesi nedeniyle doktorlar yeni böbrek ihtiyacı olduğunu söyledi. Yeniden bekleme sırasına kayıt oldum. Yeniden hemodiyaliz tedavisine başladım" dedi. 

Hemodiyalize bağımlı hayat süren Aysel Şenol, yıllar sonra uygun böbreğin çıktığına dair gelen haberle yeniden hayata tutunduğunu kaydetti. 

KADAVRADAN BAĞIŞ UMUTLARI OLDU 

Böbrek nakillerinde kan grubu, doku, yaş ve kilo gibi birçok parametrenin birbirine uygun olması gerektiğini söyleyen Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi ve Organ Nakli Merkez Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı, "Belirttiğimiz nedenlerle kimi zaman bekleme süresi ayları ya da yılları bulabiliyor. Hatta kimi hastalar uygun böbrek bulunamadığından hayatını kaybediyor. Her iki hastamızın da sağlık durumu iyi. Nakil sonrası tedavileri bitince taburcu olacaklar" diye konuştu.