•  

    Randevu Telefon

    +90 (242) 227 59 81  -  249 61 22   - 249 61 22

  •  

    Çalışma Saatleri

    Pzt - Cuma 09.00 - 18.00

AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Hastanesi'nde 55 yaşındaki Rukiye Kızılışık ile 50 yaşındaki Selma Tağ, birer böbreklerini bağışlayarak birbirlerinin eşlerine hayat verdi. 53 yaşındaki Erol Tağ ve 58 yaşındaki İrfan Kızılışık, çapraz nakille yaşama tutundu.

Mersin'in Anamur İlçesi'nde oturan 31 yıllık evli, 1 çocuk babası Erol Tağ'ın hayatı, 3 ay önce böbreklerinin iflas etmesiyle alt üst oldu. Yakın akrabaları böbrek bağışında bulunmak istedi. Ancak sağlık sorunları nedeniyle akrabaları, doku uyuşmazlığı nedeniyle de eşi Selma Tağ verici olamadı. Tağ ailesi bunun üzerine AÜ Hastanesi Organ Nakli Merkezi'ne çapraz nakil için başvurdu. Tağ çifti için uygun çift aranmaya başlandı.

YAŞAM KAPISINI AÇTILAR

Araştırmalar sürerken, Antalya'nın Korkuteli İlçesi'nde 2000 yılından bu yana kronik böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi gören, 2008 yılından bu yana diyalize bağımlı yaşayan 3 çocuk babası İrfan Kızılışık da çapraz nakil için merkeze başvurdu. Yapılan tetkiklerde Rukiye Kızılışık ve Selma Tağ'ın böbreklerinin birbirlerinin eşlerine uyumlu olduğu belirlendi. Çiftlere durum bildirildi. İki aile bir araya getirilerek tanıştırıldı. Böbrek hastalığı nedeniyle yaşadıkları umutsuz hayattan kurtulmak için her gün tarifsiz acılar yaşayan Erol Tağ ve İrfan Kızılışık'a, çapraz bağış yapan eşleri yaşam kapısını açtı.

'ORGAN KARDEŞİ" OLDULAR

AÜ Hastanesi Organ Nakli Merkezi ve Hastane Başhekimi Prof. Dr. Bülent Aydınlı, Doç. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Yrd. Doç. Dr. Halil Erbiş'in yer aldığı ekip tarafından Rukiye Kızılışık'tan alınan böbrek Erol Tağ'a, Selma Tağ'dan alınan böbrek İrfan Kızılışık'a nakledildi. Başarılı nakiller sonrasında önce Rukiye Kızılışık, ardından Selma Tağ taburcu edildi. Eşlerinden bir hafta sonra da "Organ kardeşi olduk" diyen İrfan Kızılışık ve Erol Tağ taburcu oldu.

YENİDEN YAŞAMA DÖNDÜLER

Fedakar eşleri sayesinde yeni bir hayata başladıklarını söyleyen Erol Tağ, şöyle dedi:

"Sağlık alanındaki gelişmeler ve değerli çalışanları, bizim gibi çaresiz hastaların en büyük umudu. Bir tesadüfle öğrendiğimiz çapraz nakil, kadavra umudu kalmayan, donörü olmayan bizim gibi hastalar için yeni hayatın kapısı oldu. Kızılışık ailesiyle artık akraba olduk. Eşime ve Kızılışık ailesine ne kadar teşekkür etsem azdır."

"ÖLÜMÜ BEKLERKEN HAYAT BULDU"

İrfan Kızılışık ise çektiği acılara dayanamadığını ve artık ölümü beklemeye başlamışken çapraz nakil sayesinde yeniden yaşama döndüğünü söyledi. Eşinin verici olmak istediğini ancak doku uyuşmazlığı nedeniyle bunun mümkün olmadığını vurgulayan Kızılışık, "Bu değişim olayı olmasaydı kaderimize küsüp umutsuz bekleyişe devam edecektik. Eşim ve Selma Tağ büyük fedakarlık yaptı. Onlara ve doktorlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu.

FEDAKARLIK ŞART

Operasyonu yapan Prof.Dr. Bülent Aydınlı ise başarılı geçen çapraz nakiller sonrasında hastalar ve donörleri bir hafta arayla taburcu ettiklerini kaydetti. Çapraz nakillerin ailelerin anlaşması ve karşılıklı fedakarlıkla mümkün olduğunu anlatan Prof. Dr. Aydınlı, "İki hastamızın uygun vericileri olmamasına karşın çapraz yöntemle nakil olma şansını yakaladı. Sağlıkları çok iyi" dedi.

 

Dünyaca Ünlü Prof. Dr. Ömer Özkan ve Ekibi Karaman'da. Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği ve Akdeniz Üniversitesi'nin işbirliği içerisinde ''Organ Bağışı ve Nakli Sempozyumu'' yapıldı. Programın açılış konuşmasını yapan İl Sağlık Müdürü Dr. Ali Rıza ALTUNSOY; Organ Bağışının önemini vurgu yaparak, İlimizde 500 kişinin organ bağışı yaptığını, toplumda farkındalığın artırılması için bu tür faaliyetlere önem verdiklerini, katılan kişilerin evlerinde, işyerlerinde, kampüslerde ve sosyal ortamlarında organ bağışı ile ilgili konuşmalarını sağlayarak, konunun yaygınlaşmasını amaçladıklarını, bırakacağımız en büyük mirasımızın bağışlayacağımız organlarımızın olcağını söyledi. Sempozyumda; Uzm. Dr. Nilgün KEÇECİOĞLU, Prof. Dr. Bülent AYDINLI, Prof. Dr. Ömer BEYAZİD ve Prof.Dr. Ömer ÖZKAN tarafından ‘’Kalp Nakli, Karaciğer ve Böbrek Nakli, Komposit Doku Nakilleri (Yüz Ve Kol Nakilleri ) ‘’ konularında sunumlar yapıldı. İlimizde yapılan sempozyuma çevre illerden de yoğun katılım sağlandı. Organ Nakli olan kişilerin hayat hikayelerini anlatmasının ardından plaket töreni ile sempozyum sona erdi.

Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer KarpuzoğluOrgan Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı, yaptığı açıklamada, organ bağışının gurur verici bir davranış olduğunu belirterek, "Organların kime nakledildiğini bilmediğiniz halde canınızın bir parçasını en sıkıntılı bir dönemde birilerine bağışlıyorsunuz. Dünyadan organ bağışından onurlu bir iş yok." diye konuştu.

Türkiye'de organ bağışı oranlarının Avrupa ve ABD'nin tam tersinde seyrettiğini dile getiren Prof. Dr. Aydınlı, dünyada organ nakillerinin yüzde 80'inin beyin ölümü olan kişilerden yapıldığını söyledi.Aydınlı, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 25 civarlarında olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Cebinizden organ bağışı kartı çıkması yerine, organlarınızı bağışladığınıza yönelik ailenizi ikna edin. Ailenize 'Aklınızda olsun, ben organlarımı bağışlıyorum. Bu, benim vasiyetim' gibi cümlelerle fikrinizi açıklayın. Vefat etmeden bu konudaki fikriniz hiç bilinmezse ailenin organ bağışı yapması zor oluyor"

Kadavra bağışı en çok bu ülkede

Dünyada kadavradan organ bağışında en önemli ülkenin İspanya olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Aydınlı, "İspanya'da organ bağışı yapmak istemediğinizi belirtmediğiniz sürece öldüğünüzde devletin yükümlülüğüne geçmiş oluyorsunuz. Türkiye'de ise cebinizde kartınız dahi çıksa, aile yakınlarına danışılmadan organ bağışı alınmamakta" diye konuştu. Prof. Dr. Aydınlı, bunun çok önemli bir konu olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Organ bağışında çıkabilecek en küçük bir yanlış anlaşılma bile insanları negatif etkileyebilir. Bu nedenle aileyi ikna etmek organ bağışı kartlarını çıkartmaktan daha önemli. Resmi vasiyet sistemi de ülkemizde çok işleyecek bir konu değil. Ataerkil ailelerden geliyoruz. Ailelere danışılması uygun. Yapabileceğimiz tek şey, aileye bu durumu anlatmak. Aile, kişinin organlarını bağışlama isteğini önceden biliyorsa, bu konuya daha olumlu yaklaşıyor"