•  

    Randevu Telefon

    +90 (242) 227 59 81  -  249 61 22   - 249 61 22

  •  

    Çalışma Saatleri

    Pzt - Cuma 09.00 - 18.00

Antalya'da trafik kazası sonrasında kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşen kadının yakınları tarafından bağışlanan böbrekleri, Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi'nde Aysel Keleş ile Aysel Şenol'a nakledildi.

ANTALYA'da her ikisi de 55 yaşında olan Aysel Kaleş ile Aysel Şenol, kadavradan böbrek nakliyle yaşama tutundu.

Antalya'da trafik kazası sonrasında kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşen kadının yakınları tarafından bağışlanan böbrekleri, Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi'nde Aysel Keleş ile Aysel Şenol'a nakledildi.

Antalyalı 2 çocuk annesi Aysel Keleş, 2007 yılından bu yana Sağlık Bakanlığı Böbrek Bekleme Sırası'nda olduğunu söyledi. Çocukluğunda geçirdiği zatürree nedeniyle böbreklerinin hasar gördüğünü, 9 yıl önce şiddetli ağrılarla gittiği hastanede kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunu aktaran Keleş, şöyle konuştu:

"2 çocuğum ve eşim bağışçı olmak için başvurdu. Ancak hiçbirinin böbrekleri uyumlu çıkmadı. Ben de kaderime razı olup kadavradan nakil olmayı bekledim. Bu arada hemodiyaliz tedavim devam ediyordu. 'Böbrek bulundu' haberi tam sürpriz oldu. Diyaliz döneminde su, meyve ve sebze kısıtlaması vardı. Ancak şu an bu kısıtlamalar ortadan kalktı. Şu an özgür hayata adım attım."

İKİNCİ NAKİLLE HAYATA TUTUNDU 

Aysel Şenol ise ilk böbrek naklini 1998 yılında kadavradan olduğunu, 2006 yılına dek sağlıklı yaşadığını anlattı. Şenol, "Fakat o yıl, umutlarının yitirilmesine neden olan acı haberle karşılaştım. Takılan böbreğin iflas etmesi nedeniyle doktorlar yeni böbrek ihtiyacı olduğunu söyledi. Yeniden bekleme sırasına kayıt oldum. Yeniden hemodiyaliz tedavisine başladım" dedi. 

Hemodiyalize bağımlı hayat süren Aysel Şenol, yıllar sonra uygun böbreğin çıktığına dair gelen haberle yeniden hayata tutunduğunu kaydetti. 

KADAVRADAN BAĞIŞ UMUTLARI OLDU 

Böbrek nakillerinde kan grubu, doku, yaş ve kilo gibi birçok parametrenin birbirine uygun olması gerektiğini söyleyen Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi ve Organ Nakli Merkez Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı, "Belirttiğimiz nedenlerle kimi zaman bekleme süresi ayları ya da yılları bulabiliyor. Hatta kimi hastalar uygun böbrek bulunamadığından hayatını kaybediyor. Her iki hastamızın da sağlık durumu iyi. Nakil sonrası tedavileri bitince taburcu olacaklar" diye konuştu.

Antalya'nın Manavgat ilçesinde böbrek hastası Mustafa Ak, oğlunun verdiği organla 71 yaşında hayata yeniden tutundu.

Manavgat'ta ikamet eden beş çocuk babası Ak, fenalaşınca hastaneye kaldırıldı. Durumu ağır olan Ak, Manavgat Devlet Hastanesinden Akdeniz Üniversitesi Hastanesine sevk edildi. Organ Nakli Merkezi'nde böbreklerinin iflas ettiği belirlenen Ak'a, üç çocuk babası 41 yaşındaki oğlu Hakan Ak'tan merkezin Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı başkanlığındaki ekip tarafından yapılan nakil başarılı bir şekilde gerçekleştirildi.

Hayatının ikinci baharında yeniden sağlığına kavuşan Ak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tansiyon hastası olduğunu ve sık sık rahatsızlandığını belirterek, kaldırıldığı hastanede böbrek hastası olduğunu öğrendiğini söyledi.

İki böbreğinin de işlev görmediğinin tespit edildiğini dile getiren Ak, "Bir süre diyet yaptım, Manavgat'ta bir köyde yaşıyoruz. Doktorlar, 'Ya diyalize gireceksin ya da nakil olacaksın' dedi. Çocuklar da 'Baba diyalize girmene izin vermeyiz' dediler. Ortanca oğlum, bana böbreğini verdi. Kalbime de stent takıldı." diye konuştu.

Ak, oğlunun böbreğini vermesinin en anlamlı Babalar Günü hediyesi olduğunu vurgulayarak, nakil bekleyen tüm hastaların şifa bulmasını temenni etti.

Sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Ak, "Organ nakli, hayatımın ikinci baharı oldu. Ortanca oğlum bana can oldu, böbreğini verdi. Diyaliz olmayacak çok şükür. Nakilden sonra eski hayatıma geri döndüm." dedi.

- "Organ naklini hiç duymamıştım"

Köydeyken böbrek naklini hiç duymadığını dile getiren Ak, "Antalya'ya geldik, burada 'Nakil olacaksın' dediler. Doktorlar, hemşireler çok ilgilendi, başarılı bir ameliyat oldu. Oğluma da teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Havva Ak da eşi hasta olduğu için evde hep üzgün olduklarını dile getirerek, oğlunun hiç düşünmeden babasına böbreğini verdiğini söyledi.

Kendisinin böbreğini eşine vermek istediğini ancak hastalıkları nedeniyle bunun mümkün olmadığını anlatan Ak, şunları kaydetti:

"Oğlum böbreğini verecek olunca, ben çok üzüldüm. Üç çocuğu var, oğluma zararı olur diye korktum, Allah'a şükür bir şey olmadı. Çocuklarım 'Olmaz' dedi, kendileri böbreğini verdi. Aslında ben vermek istiyordum ama hasta olduğum için benim böbreğimi almadılar. Üç oğlum da böbreğini vermek için gönüllü oldu. Eşim de çok şükür sağlığına kavuştu. Bundan sonra hayatımız daha iyi olacak inşallah."

Antalya sevdalısı Alman 49 yaşındaki Sylvia Groenewald ile eşi 50 yaşındaki Paul Johannes Groenewald, tüm organlarının yanı sıra, bedenlerini kadavra olarak bağışladı.

Türkiye'yi ve Türkleri çok sevdiklerini, bu nedenle organlarını 4 yıldır yaşadıkları Antalya'da bağışladıklarını belirten 2 çocuklu Alman çift, yakın arkadaşları Tuna İşler ile birlikte geldikleri Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Koordinasyon Merkezi'nde bağış formu doldurdu. Groenewald çifti, organlarının yanı sıra, kadavralarını da Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından kullanılması için bağışladıklarını söyledi. 

Devamını oku...